22 Şubat 2010
Git-Gel
12 Şubat 2010
Söylemedim

Niye yazmıyorum diyorum bazen. Sonra yazdıklarıma göz atıyorum, niye yazıyorum diyorum. Anlayacağın her yanım paradoks. Çıkmazların şahı, şahbazların ahı olmuşum. Böyle olsun istemezdim.
Zirvedeki yalnızlığı bilmem. Eteklerinde gezmedim. Yalnızlığı bilirim, eteklerimden inmedi. Neden ? derim hep. İyi de.. Neden ? Cevap vermezsin. Hiç sevmiyorsun beni. Ben seni seviyorum. Ne yapayım ? Hangi kararımı duydun ? Duysan göz bile kırpmazdın. Halbuki bunu gün içinde binlerce kez yapıyorsun. Bana niye göz kırpmıyorsun ?
Haklıyım. Evet şaşırma, haklıyım. Bir süre daha nefes alacağız birlikte. Yaz tatilleri için farklı planlarımız oluşacak. Cıvık şeyler. Plan yapmayı çok seveceğiz belli ki, sevmiş gibiyiz. Hayal kuracağız seninle. Oturacağız seninle, uyuyacağız seninle. En iyisi şimdi kendine bir içki söyle.
O akşamlar güzeldi. Ben doluydum, kafam boştu. Birileriyle taburelere çömelmiştik, telefon gelecekti senden, kalabalığı yaracaktım. Telefon geldi senden. Bu akşam telefon gelmedi kimseden, kafayı sıyıracaktım. Kanım kızarmaya dönüyor yine.
Bir şarkı söylemiştim. Beğeniyordun. Söyleyeceksin sen de di mi ? diyordun, o gün. Söylememiştim. Şimdi söylesem duymaz, duysan dinler misin ? O günlerde neredeydim, bilmiyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, şarkı söylemeyi pek sevmiyorum.
Ayağa kalkacağım. Elimi tutsan bir de. Tutmasan da kalkabilirim belki ama, elini tutabilseydim bir be.. Anlayamıyorum.