24 Ağustos 2010

Neydi O ?



Terketmek üzere olduğu odanın içindeki üçlü koltukta uzanan birisini gördüğünü sandı birden. Baygın görünüyordu koltuktaki. Korkmaması ilginçti ve ilgisini çekti durum. Yani yine merak kazandı. Önce adımlarıyla sonra bedeniyle içeri döndü. Ses çıkarmadı pek. Odadaki tek tük eşyalardan olan sandalyeye oturdu. Eli, ceplerinde sigara paketini aramaya koyulmuşken, gözleri koltuktaki genç adamdaydı. Su içmek istedi ama mutfağa giderse, döndüğünde koltuğu boş bulabileceğinden korktu. Duygular yolunu şaşırmaya başlamıştı iyice. Saat henüz 2’yi 10 geçiyordu. Aklından geçenler geçmişine aitti. Kimi zaman gülüyordu, bazen dolmuş bekliyordu, bazen de içiyordu ama çoğunlukla yürüyordu. Durumun anlamsızlığı onu bir yandan rahatlatıyor diğer yandan daha fazla meraklanmasını sağlıyordu. Üst kattaki komşularının eve girişleri gürültülüydü yine. Bu sefer onlara sinirlenemedi çünkü, normalde tam da bu saatlerde ona yalnızlığını hatırlataran bu sesler, gülüşler, bu sefer misafirini uyandırmaya tehdit oluşturuyor, aynı zamanda bu adamın ona yalnızlığını sadece koltukta uzanarak dahi unutturabilmesi onu şaşkın bir mutluluğa itiyordu. Ne yapması gerektiğine bir türlü karar veremeyen ev sahibinin gözüne bu sefer de kapıda asılı duran montu takıldı. Montu üzerine geçirip dışarı çıkacak oldu, vazgeçti. sigarasını söndürdü ve montla misafirinin üzerini örtüp odadan çıktı. ''Bu gece olanlardan kimseye söz etmemeliyim. ''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YORUM